Edebi Sanatlar(Teşbih, İstiare, v.s)
18/12/2008  |  9.sınıfEDEBİYAT | (1)yorum | 4592 kez okundu.

SÖZ (EDEBİ) SANATLAR

1) TEŞBİH veya BENZETME :

1-A ) Artist  gibi  güzel  kız  BENZETMESİNDE 4 eleman vardır.

Artist : Benzetilen

Kız     : Benzeyen

Güzel  : Benzeme Yönü

Gibi    : Benzetme edatı

*Benzetilen  ve Benzeyen arasında benzerlik ilgisi olmalıdır. Buradaki benzerlik ilgisi: GÜZELLİKtir.

Arı  gibi  çalışkan  öğrenci

Kartal gibi  keskin  göz      (Kartal göz: Teşbih-i Beliğ olur.)

 

1-B) Artist   kız benzetmesinde 2 eleman vardır: Sadece Benzetilen ve Benzeyenin olduğu benzetmelere  GÜZEL

BENZETME veya TEŞBİH-İ BELİĞ deriz.

Badem  göz

Kalem  kaşlar

Gül       dudaklar

3 ünde de SADECE benzetilen ve benzeyen kullanıldığından, TEŞBİH-İ BELİĞdir.

1-C) 3. tip benzetmede sadece 1 eleman vardır: Sadece Benzetilen  veya sadece benzeyenin olduğu bu tipe,

İSTİARE veya EĞRETİLEME deriz. 

1-C1 ) Ya SADECE Benzetilenin kullanıldığı tiptir ve  AÇIK İSTİARE denilir.

Artist  sokaklarda geziniyordu. Benzetilen=Artist kullanıldığından Açık istiaredir

Ağzındaki incilere iyi bak. (İnci =benzetilen kullanarak dişi(=benzeyeni) açıklamıştır.

 

1-C2) Ya SADECE Benzeyenin kullanıldığı tiptir ve KAPALI İSTİARE denilir.

Minik fare kükredi:  Kükredi' den dolayı farenin=Benzeyenin, Aslana  benzetildiğini anlıyoruz.

Çırpınan denizde yüzmek zordu. Çırpınan'dan dolayı deniz=benzeyenin,  insana benzetildiğini anlıyoruz.

Bahar bitti diye yapraklar ağladı. Ağlamak'dan dolayı yaprak=benzeyenin, insana benzetildiğini anlıyoruz.

**Kapalı istiare'de MECAZİ bir anlam görüyoruz, böyle olmayacak bir benzetme (kükreyen fare, çırpınan deniz,

ağlayan yaprak gibi) tipinde kapalı istiareden şüphelenmeliyiz.

 

1-C3) Benzetme yönü BİRDEN FAZLA olan veya bir yazının tümüne yayılmış benzetme olabilir ve bu tipe

TEMSİLİ İSTİARE denir.

Örneğin; İstanbul'u anlatan bir şiirde İstanbul dan hiç bahsedilmez, ama  İstanbul u bir kadına benzeterek kadının

özelliklerini kullanarak İstanbul u anlatabilir. Bu tip temsili istiare olur.

2- A)MECAZ : BİR KELİME ile yapılan benzetme gibidir ve SOMUTLAŞTIRMA amacı vardır.

MECAZİ ANLAM; Kelimenin , gerçek ve yan anlamları dışında KULLANILDIĞI CÜMLE içinde kazandığı GEÇİCİ Anlamdır.

Deniz  çoştu.

Bu problem üzerinde bu kadar durmayalım.

Dünyayı krize sürükleyen nedenleri inceleyelim

Boş vaatlere inanmıyorum.

İnce cevabına teşekkürler.

Derslerde başarısız olması, cesaretini kırdı.

*Renkli kelimeler, MECAZİ anlamda kullanılmış kelimelerdir.

+Deniz çoşamaz, denizin dalgalanmasını insanın çoşmasına benzetmişitir. 

Denizi insan özellikleriyle anlatarak SOMUTLAŞTIRMIŞ tır.

+Problem üzerinde uzun süre çalışmak yerine   durmak kelimesini mecazi kullanarak, anlamı kuvvetlendirmiştir.

+Sürüklenmek de  soyut bir kavram olan krizi, somutlaştırmıştır.

+Yine soyut kavram olan vaat'in işe yaramaz oluşunu daha kolay anlayabileceğimiz ve somut cisimler için kullanılan Boş kelimesini, MECAZİ anlamda kullanarak  anlatmıştır.

+Hoş, nazik cavap için de ince kelimesini MECAZİ anlamda kullanmıştır.

+Soyut kavram olan cesaretin kaybedilmesini, somut kavramların parçalanmasını anlatan kırmak kelimesini MECAZİ anlamda kullanarak  gözümüzün önüne getirmiş, daha iyi anlatmıştır.

2-B) MECAZ-I MÜRSEL:

Benzetme yönü, amacı olmadan bir kelimenin başka bir kelime yerine kullanılmasıdır. 

Sınıf tembeldi. (Burada tembel olan SINIF  değil, sınıf  kullanılarak SINIFTAKİ ÖĞRENCİLER kastedilmektedir.)

Ekonomik kriz Ankara'yı karıştırdı. (Ankara ile  HÜKÜMET anlatılmaktadır ve karıştırmak ta MECAZİ anlamdadır.)

Sezen Aksu dinleyerek ders çalışırım. (Sezan Aksu'yu değil ŞARKILARINI dinlediğini söylemektedir)

Kan tükürsün adını anan dudaklar, sana bakan gözler körolsun. (Bazen de  bir bütünün parçalarını söyleyerek bütünü  kastedebilir. Burada da dudaklar ve gözlerle İNSANI kastetmektedir.)

Gönül gurbete gitme. (Gönül ile İNSANı kastetmektedir.)

3-A ) TEŞHİS veya KİŞİLEŞTİRME de canlı ve cansız varlıkları İNSAN ÖZELLİKLERİyle gösterme

Gece  ruh  uyanır. ( Ruhu, İNSAN özelliği olan uyanmak ile anlatmış, ruhu kişileştirmiştir.)

3-B) İNTAK veya KONUŞTURMA da bu varlıkların İNSAN gibi KONUŞTURULMASI

Aklım ermiyor bu sevdaya der, geceleyin ruh.  (Ruhu insan gibi konuşturdu.) 

4-A) KİNAYE: Bir kelimeyi hem GERÇEK hem de MECAZ anlamını kastedecek şekilde kullanma.

 2 anlamı da doğrudur, ikisini de anlayabilirsin, ama asıl anlatılmak istenen MECAZİ ANLAMdır.

Gülün yanında dikeni de vardır.(Gerçek anlam:Bahçedeki gülün dikeni vardır, doğrudur. FAKAT

                                          (Mecazi anlam:İyiliğin(gülün) yanında kötülük(diken)de bulunur.

Düşene el uzatmalıyız. (Gerçek anlam:Düşeni el uzatarak yerden kaldırmalıyız.)

                              (Mecazi anlam:Zor durumda olana maddi ve manevi yardım etmeliyiz.)  

Terlemeyene yemek yok. (Gerçek anlam: İnsanın terlemesi, vücudun çalışarak kendini koruma yöntemidir)

                                  (Mecazi anlamı:Çalışmadan başarı olmaz.)

4-B) TEVRİYE: Bir kelimenin 2 gerçek anlamını da belirtecek şekilde kullanılmasıdır.

**Aslında YAKIN anlamı kastediliyor gibi görünüp UZAK ANLAMI DÜŞÜNDÜRTÜLÜR.

Havada yaprağa döndürdü rüzgar beni . ( Yakın anlam: Rüzgar havada yaprağı döndürür FAKAT

                                                (Rüzgarın uzak anlamı zamanında geçmesi anlamını düşündürtür.)

Baki kalır adımız.   (Yakın anlamı : Baki=Ölümsüz demek)

                         (Uzak anlamı:Bu şiiri yazan meşhur Divan Edebiyatı şairimizin adı kastedilmiş)

Biber acı ama her eve lazım bir dişi.(Yakın anlam=biber tanesi doğru,ama Uzak anlam=kadın düşündürtüyor)

Beyaz boyna ben gerek.( Yakın anlam =ben, siyah iz ama Uzak anlam =kişi olan ben düşündürtüyor)

4-C) TARİZ VEYA DOKUNDURMA: Alaylı , kapalı veya ima yoluyla ELEŞTİRME DİR.

**KARŞIT ANLAMI vurgulamak için kullanılan kelimelerdir.

Ne zeki çocuksun, ancak anladın.  (Zeki, karşıtı aptalı kapalı olarak, amayla eleştirmektedir.)

Bu pahalı kıyafetinle ne kadar fakirsin. (Fakir, karşıtı zengini alaycılıkla ima etmektedir)

Çok da erkenciymişsin!  (Erken ,geç kaldığını ima etmektedir.)

5-A)TECAHÜL-Ü ARİF: Gerçek durum bilindiği halde bilmiyormuş gibi soru sormaktır.

Saçlarıma kar mı yağdı?  (Saçlarımın ağardığı gerçeğini bilmiyormuş gibi yapıp

                                 kar mı yağdı? diye sorarak bilmiyormuş gibi yapıyorum)

*Hayret, kin, nefret, şefkat gibi duygularla sormaya çekinilecek sorular bu şekilde sorulur, aslında cevap beklenmez.) 

Sular mı yandı?Niye tunca benziyor mermer.( Sulara kırmızı -yanma rengini veren güneşin batışıdır. Güneşin batışını bilmiyor görünüp, yangın mı çıktı? diye bahane uyduruyor.)

5-B) HÜSN-İ TALİL: Gerçek neden bilindiği halde , olayın asıl nedeninden DAHA GÜZEL olan BAŞKA Bir NEDENDEN dolayı oluyor gibi anlatılmasıdır.

 Saçlarıma kar yağdığı için saçlarım beyaz. dendiğinde HÜSN-İ TALİL olur.

Arı çiçeğe aşık olmuş da peşini bırakmıyormuş.( Arının çiçeğe aşık olması uydurulmuş BAŞKA BİR NEDENdir.)

Mutlu olalım diye yemyeşil oldu ağaçlar.(Ağaçlar bahar gelince yeşillenir, mutlu olunması -başka neden)

6-A) TENASÜP:Anlamca ilgili kelimeleri  beraber kullanmak.

Ne lale ne l ne sümbül.

Sokaklarda arabalar, kamyonlar.

Gün bitti ağaçta. Yaprak ateş, kuş alev , havuz kırmızı oldu. (Ağaç, yaprak, kuş, havuz BAHÇEde bulunanlarla tenasüp yapmış.)

Sevgilinin dudağından gelen bir alevdir bu gül.(Dudak ve alev gibi kırmızı rengi tenasüpte kullanılmış)

6-B) TEZAT: 2 ZIT kavramın beraber kullanılması.

Sesler yükselirdi geçmişte bu sessizlikten. ( Ses ve sessizlik ile tezat yapılmış.)

Seni biliyorum,

Ama ne tanıdım ne gördüm.  (Biliyorum ve ne tanıdım ne gördüm ile tezat yapılmış)

6-C) TEKRİR: Anlamı kuvvetlendirmek için AYNI KELİMElerin TEKRARI 

Çal sevgili çal, çal.    (Çal, çal ile  ve

Ey zaman, ey sevgili. (ey, ey ile tekrir yapılmış.)

7-A)LEFFÜ NEŞR: 1. dizedeki ateş ve yaş gibi kelimelerin 2. dizede AYNI SIRAYLA  yaktın, ağlattın gibi anlatılmasıdır.

Elimde ateştin, gözümde yaştın,

Niye yaktın, niye ağlattın. 

7-B)SECİ: Düz yazıda KAFİYELİ KELİMELRin kullanılmasıdır.

Az gittik, uz gittk, dere tepe düz gittik.

7-C)ALLİTERASYON:

Şiirde AYNI SESİN kullanılmasıdır.

Kara bağrım  kar altında .

Bursa da bir eski .

B)MÜBALAĞA: Olduğundan büyük veya küçük gösterme. 

Yolunu dört gözle bekliyorum. ( 2 gözümüz yok mu?) 

 

Yorumlar

1)no | 06/11/2012 | 21:11:26

Yorum Yaz

İsminiz

Eposta adresiniz

Güvenlik Kodu

Yorumunuz

 
 
 
 
 
Isı ve Sıcaklık21ocak2014YENİ
21ocak2014eklendi. Bitti... »
KaldırmaKuvvetiYeniMart2013
KaldırmaKuvvetiYeniMart2013... »
ÖĞRENCİLER LÜTFEN SORU ve CEVAPLARINI AYNEN KOPYALAMAYINIZZZZZZZZ
KOPYALAMAYINIZZZZZZZZ. ÖGRENCİLER LÜTFEN SORU VE CEVAPLARI AYNEN KOPYALAMAYINIZ... »
Sınav Kolay Başarı Kolay
*Dersin esasını öğrenelim, anlayalım, temel kavram ve yasaları öğrenelim, detaylara boğulmayalım. Ezberlemeyelim. *Yanlış yaptıklarımızın muhakkak doğrusunu öğrenelim, doğrular bizimdir, yanlışkarımızdan öğreniriz. *Konuları çok fazla tekrara gerek yok, amaç günde çok fazla soru yapmak değil ; güzel ve değişik dersanelerin sorularından yapmalıyız. Önemli konuların hepsini 3-4 aydabir sorularla sürekli tekrarlıyor olmalıyız. *Soruları çözerken; zor, normal ve kolay soruları ayırtedebilmeliyiz. Zor veya uzun vakit kaybettirebilecek sorulara boğularak vakit kaybetmemeliyiz. Hedefimize ulaşmak için; her dersten en az kaç soru cevaplamamız gerekiyorsa; önce kolay sorulardan hata yapmadan çözmeliyiz.... »